1. HABERLER

  2. Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü
Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü

Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü

Nelere kadir Şu Mehmet Atak…Daha önceden de demiştim,Kaşını oynatsa haber,Gözünü oynatsa haber,

A+A-

Nelere kadir Şu Mehmet Atak…

Daha önceden de demiştim,

Kaşını oynatsa haber,

Gözünü oynatsa haber,

Omzunu oynatsa ayrı bir haber…

Kimi Gölbaşılı Mehmet Atak’ın gazetelerde Atak’ın boy boy yer almasında ayrı bir rahatsız. Bende rahatsızım aslında bakmayın siz.

Ancak dedim ya her tarafı ayrı bir haber adamın.

E sonuçta bizde gazeteciyiz, bize ekmek lazım.

O ekmekte fazlasıyla Mehmet Atak’ta var.

Her neyse…

Konu yine döndü dolaştı Mehmet Atak’a geldi.

Geçtiğimiz haftalarda Gölbaşı’nda yayın yapan yerel bir haber sitesi Mehmet Atak’ın istifa ettiğini yazdı.

Hem de daha adam görevinin başındayken…

Doğal olarak bizde konunun muhatabı Mehmet Atak’a ulaşıp, görüşlerini aldık ve yayınladık.

Şimdi biz Mehmet Atak’ın istifa edeceği yönünde ki duyumlara geri dönelim.

“Her zaman doğruyu yazıyoruz” diyerek kamuoyunu yanıltmaya çalışan o gazete sanırım adı gibi gündemi yakından takip etmiyor.

Bir kere Gölbaşı Son Gaste Mehmet Atak’ın kulüpten maddi imkansızlıklar nedeniyle ayrılabileceğini zaten yazmıştı.  (http://www.golbasisongaste.com/efsane-kume-dusebilir-1541h.htm) Bu haber gazetemizin internet sitemize 27 Haziran Pazartesi günü saat 13.09’da eklenmiş.

Peki o malum site Mehmet Atak’ın istifa ettiğini ne zaman kamuoyuna duyurmuş. 30 Haziran günü saat 11.09’da (http://www.golbasigundem.com/haber.php?haber_id=1993) Zaten o sitenin haberinden sonra Mehmet Atak istifa etmediğini ve halen görevinin başında olduğunu söylemişti. O haber de zaten “hala ayrılmadım, yönetim kurulunda ki arkadaşlarımızla görüşeceğiz” diyerek ayrılık sinyallerini bir kere daha vermişti. O haber doğru bu haber doğru diye bir iddiam yok ama, herkes bilir ki Mehmet Atak zaten o kulüpten istifa edecekti. Düğünde, bayramda Mehmet Atak zaten istifa edeceğini kamuoyuna duyuruyordu. Özel ve gizli bir belge değil yani sizin anlayacağınız.

Her neyse o malum gazete diyor ki “Her zaman doğru haberler yapıyoruz” biz biliyoruz o doğru haberleri arkadaşım..

Ben biliyorum zaten Gölbaşı Belediyesi’nin iptal edilen temizlik ihalesinde teminat mektubu doğrulandı deyip, kamuoyunu yanılttığını.. O zaman neden çıkıp diyemedin “Sadece doğruları yazıyoruz” diye.

Ben biliyorum Fatih Duruay ihale aldı diye muhalefet yapmıyor deyip, sonradan kıvırdığını,

Ben biliyorum Murat Bey Balta partiyi sattı deyip, sonradan kıvırdığını,

Ben biliyorum Yusuf Koç’u övüp, sonradan aranız bozulunca hani nerde arsalar dediğini,

Ben biliyorum, şu anda tutuklu bulunan İsmail Bilici milletin burnundan getirirken, senin İsmail Bilici’yi “devrimci” gösterip, haksızlığın karşısında durduğunu söylediğini.

Bakınız bu örnekleri çoğaltabilirim,

Ancak bunu anlatabilmek için hem yazı yazdığım parmaklarıma,

Hem de haberin internette kapladığı mini minicik kilobaytlara…

İşin özünü, işin aslını herkes biliyor.

Bakınız bu malum ve erdemli şahıs, şimdi adını vererek övdüğü başka bir basın mensubuna bir yazısında “yandaş basın” yaftasını yapıştırıyor.

O yazıttan bir kısmı sizinle paylaşayım istiyorum

“Gölbaşı Belediyesi’nde enteresan gelişmeler olmaya devam ediyor… 3. Yılını yaşayan Odabaşı yönetimindeki Gölbaşı Belediyesi’nde, onca sıkıntı ve icraatsizlik Gölbaşılılar tarafından büyük bir tepki ile karşılanırken, kamuoyunun cevap beklediği ancak alınamadığı onlarca soru cevapsız kalırken, şimdi de kendisine ‘Yetkili(!)’ denilen, ancak kim olduğu belli olmayan, perde arkasından yandaş bir basına ‘vıdı vıdı’ konuşan bir 'Hayalet Adam’ peyda oldu…”

Dün yandaş basın dediği bugün “kankiş” oluverdi. Her neyse olabilir gayet doğal ona bir itirazımız yok.

Diğer medyada çıkan yazı nedeniyle kimliği belirsiz o yetkiliyi arıyor. Bende aradım ve doğal olarak o medyaya bende bu konuda yüklendim ve o konuda malum şahsa hakta verdim. Aradan fazla zaman geçmedi kimliği belirsiz kişileri arayan, buna isyan eden ve “Sen onu bunu bırak da ‘adam’ gibi çık, adın ve soyadınla gazetelere beyanat ver!Tabi buna ‘Cesaretin’ varsa!!!” diyen o malum göz boyayan medya bu sefer, siyasilere bulaştı.

Bu ilçe de şerefiyle siyaset yapan Murat Bey Balta ve Fatih Duruay’un hem siyasi gelecekleri, hem de şeref duygularıyla oynamaya çalıştı. Bir takım iddialar ortaya attı, bu iddiaları da kimliği belirsiz kişilere dayandırdı.

Ancak her nedense iki olayda da çark etti. Birinde “özür” diledi. Öbüründe de “Haksız itham” dedi. Ne oluyor kardeşim Allah aşkına, iki satırlık yazıyla hem insanların şeref, onur, haysiyet duygularıyla oynuyorsun, sonra da çıkıp “haksız itham” “Özür dilerim” diyorsun.

Yemezler kardeşim.

Eğer bu siyasetçilerde bunu yiyorsa bende o siyasetçilerde ne gurur, ne de şeref ararım..

Madem öyle, o ithamları yapan kimmiş açıkla.

Sen diyordun ya “Cesaretin varsa adın ve soyadınla gazeteye beyanat ver! Tabi buna cesaretin varsa” diye hadi bakalım sen buyur.

Sen delikanlıysan, sen adamsan, sen cesaretliysen

Sen adı ve soyadıyla yaz bu ithamları kimlerin yaptığını,

Hatırlatayım arkadaşım, o yazının sonunda adresini ve telefonunu vermiştin ya

Bende sana Murat Bey Balta’nın telefonlarını vereyim.

Gazetenin adı gibi gündemi ne kadar takip edersin bilmem ama,

Bu telefon numarası ile  ilgili sana bir ilginç detay vereyim.

Murat Bey Balta’nın İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevindeyken, Sabah Gazetesinin sürmanşet bir haberi gözüme ilişmişti. Haberin başlığı büyük puntolarla yazmıştı ve  başlık şöyleydi: “Alo ben Murat Bey Balta 0505 488 0606” Haberin içeriğini okuduğumuzda ise tüm Ankara’da bulunan velilerin bu numaradan Murat Bey Balta’ya 24 saat ulaşabileceği şeklindeydi.

Nitekim sen o iddiaları gündeme getirenler, tüm veliler gibi bu numaradan Murat Bey Balta’ya ulaşabilir dilediğiniz her şeyi “yüzüne delikanlı gibi, adam gibi söyleyebilirsiniz.  Fatih Duruay’ın ise numarasını buradan vermiyorum, çünkü kendisi özel nedenlerden dolayı numarasını yazmamızı istemedi.Fatih Duruay’a da ulaşmak isteyen rahatça ulaşabilir zaten.

Her neyse, daha önceki yazımda da söylemiştim. Ve bu son sözlerimi yanlış anlaşılmasın kendim için söylüyorum “Mesele gazeteci olmaktan, önce insan olabilmekte.”  Çark etmişin, kıvırmışın, fırıldak olmuşun, ben öyle gazeteciliğinde, öyle insanlığında taa içine edeyim…

Sen sen ol “açtırma kutuyu, söyletme kutuyu”

 

Bu haber toplam 1190 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.