Dünya liginde oynuyoruz ama iç piyasada rekabetçi olamıyoruz

Vildan Güleryüz tarafından 1958 yılında kurulan Gülermak Ağır Sanayi İnşaat ve Taahhüt A.Ş birçok tanıdık projede imza sahibi.

Vildan Güleryüz tarafından 1958 yılında kurulan Gülermak Ağır Sanayi İnşaat ve Taahhüt A.Ş birçok tanıdık projede imza sahibi. Marmaray, Haliç, Kanyon Alışveriş Merkezi gibi tanınmış yapıların yanısıra, ilk otomatik otopark ve yine Türkiye’nin ilk çelik oteli olan Hilton Double Tree ile inşaat dünyasında yerini sağlamlaştıran Gülermak, anahtar teslim endüstriyel tesisler, barajlar, metro ve hafif raylı sistemleri gibi farklı alanlarda sağladığı çelik destekle tanınıyor.

Gülermak, taahhüt grubu sayesinde endüstriyel, alt yapı ve toplu taşıma projelerini üstlenirken çelik fabrikasıyla kendi grubunun yanısıra birçok farklı alandaki yatırımcıya çelik imalatı yapıyor. Adını dünyaca ünlü firmalarla yürüttüğü işbirliği ve 400 değişik projeyi başarıyla tamamlamasıyla duyuran Gülermak, ihracat liginde ilk 500 büyük sanayi kuruluşu içinde yerini alırken, 23 farklı ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.



Türkiye’nin en modern fabrikalarından birine sahip olduklarının altını çizen Gülermak Fabrika Müdürü Deniz Bakan, “1978 yılında kurulan fabrikamız, 2006 yılında yaptığımız kapsamlı modernizasyon yatırımı sonrasında Türkiye’nin en modern fabrikalarından biri haline geldi. Komple ekipmanlarımızı modernize ettik, işin iç akışlarını değiştirdik ve 30 bin ton civarı kapasiteye çıkmış olduk. Ara çelik ve mekanik imalat dediğimiz çimento tesisindeki kırıcı değirmen gibi parçalarda da 24 bin ton civarı bir imalatımız var. Fabrikamız Gölbaşı’nda 60 bin metrekare alan üzerine kurulu, bunun 22 bin metrekaresi kapalı alan. Anahtar teslimi endüstriyel tesis bünyesinde bulunan her türlü mekanik, araçelik ve çelik imalatları uluslararası norm ve standartlara uygun olarak üstün kalitede imal ediyoruz. Modernizasyon sonrası fabrikamız önimalat, imalat ve son kumlama, boya-paketleme adı altında 3 ayrı bölüme ayrıldı. Her bölümün başında ayrı mühendis ve teknikerler bulunuyor” dedi.



İş üretme kapasitelerinin tahminleri zorlayacak kadar üst seviyede olduğunu vurgulayan Bakan, “2003-2004 döneminde Konya Şeker Fabrikası, Nuh Çimento Fabrikası ve Kanyon Alışveriş Merkezi’nin çelik yapılarının inşası aynı döneme denk gelmişti. Bu üç projenin de çeliklerini fabrikamızda aynı anda başarıyla ürettik. O dönem ortalama olarak 2 bin 400 ton, ay üretime çıktık. Üretim hacmimizle büyük firmaların tercihi olurken, rakiplerimizi zorluyoruz” diye konuştu.

Gülermak Ağır Sanayi İnşaat ve Taahhüt A.Ş Kalite Yönetim Sistemi Müdürü Ali Okan Ünyazıcı ise ağırlıklı olarak endüstriyel alanda faaliyet gösterdiklerinin altını çizdi. Türkiye’de gerçekleştirdikleri birbirinden seçkin projeler olduğunu vurgulayan Ünyazıcı “1995-1997 yılları arasında yaptığımız Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş.’nin Mersin 3. Düzcam Fabrikası. Burada 200 bin metrekare kapalı ve 400 bin metrekare açık alan içeren bir endüstriyel tesis inşa ettik. 8 ana fabrika binasının yanısıra 40 yan binadan oluşan Avrupa’nın 3. büyük entegre tesisini hayata geçirdik. Bu çalışmanın ardından Şişecam’la Çorlu’da ve yine Mersin’de birçok ortak çalışmada yer aldık. Türkiye’de önemsediğimiz projelerimizden bir diğeri ise Nuh Çimento tesisi. Ülkemizde üretilen çimentonun yaklaşık yüzde 7’sini karşılayan alanda mevcut klinker üretim kapasitesini 2 milyon ton/yıldan 4 milyon ton/yıla çıkartan 3. klinker üretim hattının inşası tarafımızdan yapıldı. Günde 13 bin ton pancar işleme kapasitesine sahip Çumra Şeker fabrikasının yapımını ise 364 gün gibi rekor bir sürede tamamladık” dedi.



ARABANIZI ROBOTLAR YERLEŞTİRİYOR

Türkiye’de birçok ilke imza attıklarını söyleyen Ünyazıcı, “Kayar kalıp teknolojisini ilk kullanan firma sıfatına sahibiz. İnşaat sektöründe yeniliklerde öncü olduğumuzu imalat ve montajını İstanbul’da yaptığımız otomatik otopark projesi ile bir kez daha gösterdik. Arabanızı otomotik raflara koyuyorsunuz ve robot yerleştiriyor. Çok özel bir projeydi. Otomatik otopark işi kapsamında firmamız, toplam 612 araca hizmet verebilecek olan binanın komple yapı çeliği imalat ve montajını gerçekleştirdik” diye konuştu.



TÜRKİYE’NİN İLK ÇELİK OTELİ

Sektörde ilkler konusunda adeta öncü olduklarını vurgulayan Fabrika Müdürü Bakan, “Avcılardaki Türkiye’nin ilk çelik otelinin inşa ve imalat aşamasında yer aldık. Hilton Double Tree markasıyla işletilecek otel Türkiye’nin salt çelik olarak en yüksek binası. 107 metre yüksekliğinde 27 kat ve 230 odadan oluşuyor. 2 bin 500 tona varan bir imalatı ve montajını çok kısa sürede gerçekleştirdik” dedi.

Gülermak’ın 2006 yılından sonra yapılanmasını değiştirdiğini söyleyen Ali Okan Ünyazıcı “Önceleri inşaat taahhüt grubumuzun aldığı işlerin geri beslemesini çelik imalatlarını yapardık. 2006 yılından sonra arkada yardımcı güç olmaktan çıkıp, kendi işimizi kendimiz alma durumuna geçtik. 2007-2009 döneminde ortalama 23 farklı ülkeye toplam 15 bin ton ihracat gerçekleştirdik. Ve 2009 yılında en çok ihracat yapanlar listesinde ilk 500’e girdik. Yurtdışı projelerimizde genellikle Avrupa ve son yıllarda Kuzey Afrika kısmı ağırlıkta. Geçtiğimiz dönemde özellikle Fransızlar’ın enerji yatırımları büyük ağırlık kazandı. Fransa’daki 9 tane çevrim santralinin çelik imalatlarını biz yaptık. Avrupa’daki bir işte montajı yapan firmalar en ufak bir hatadan sebeplenmeye çalışıyorlar. Biz montajı Avrupalı firmalar yaptığı halde hiçbir projemizde sıkıntı yaşamadık, hatta teşekkür aldık. Bu bizim için çok önemliydi. Düşünün 15 bin ton imalat gönderiyorsunuz. Ve montajı yapılacak çelik yapıların üzerinde yüz binlerce delik var ve bütün delikler birbirini tamamlıyor. Buna rağmen montajda hiçbir sıkıntı yaşamadık” diye konuştu.

Yurtiçi yatırımlarında hidroelektrik santralleri (HES) projelerinin güncelliğini korumakta olduğunu belirten Bakan, “Bu bağlamda HES projelerinde kullanılan tribün parçalarını Simens, Alstom gibi dünya devi şirketlere yapıyoruz. Halen devam eden enerji projelerimiz ise; Andritz Hyd ro Ltd. Şti. ile birlikte, Türkiye’de Balkodu Projesi manifold imalatı, Günder Projesi manifold imalatı ve Alkumru projesi türbin parçaları. Alstom Power Hidroelektrik Üretim Tesis Ticaret ve İşletme Ltd.Şti. ile birlikte; Menge Projesi Salyangoz ve Draft Tube İmalatı, Kavşak Projesi Draft Tube ve Esen projesi türbin parçaları imalatını gerçekleştiriyoruz. Andritz Vatech Balkodu Projesi de yakın zamanda tamamlayacağımız projelerimizden. Yurtiçinde devam eden ve önemsediğimiz çalışmaların başında Haliç Projesi çelik aksamının imalatı geliyor. Projedeki ebatlar çok yüksek ve ağır parçalar olduğu için (bir parça 400-500 ton civarında) nakliyede problem yaşadık. Bu nedenle Yalova’da bir tersaneyle anlaştık, imalatları kontrolümüz altında orada gerçekleştiriyoruz. Haliç Projesi’nde10 bin ton çelik kullanacağız” dedi.



ÜLKEMİZDE REKABETÇİ OLAMIYORUZ

Dünyada sayılı firmalar arasında yer aldıklarını ancak iç piyasada çok fazla rekabetçi olamadıklarını vurgulayan Fabrika Müdürü Deniz Bakan, “Bunun sebebi maalesef Türkiye’deki yatırımcılar. Her konuda seçici davranan yatırımcılar, kaliteye geldiğinde maliyetlere öncelik tanıyor. Ve biz bu nedenle Türkiye’de rekabetçi olamıyoruz. Belirli bir standardımız var, onun altına inemiyoruz. Müşterimiz ister Alman, Türk ya da Rus olsun farklı kalitede ürün sunamıyoruz. Bu da bizi yurtdışına yönlendiriyor. Yurtdışından gelen firmalar Türkiye’ye geldiklerinde görüşme yapacakları 3 ya da 4 şirket var, onlardan biriyiz. Dışarıda rekabetçi olabiliyor ve iş alıyoruz. Fakat iç piyasaya döndüğümüz zaman pahalı bulunuyoruz. Ülkemizde eline kaynak makinesini alan veya bin metrekare kapalı alana sahip olan kişiler fabrikam var diye iş alabiliyor. Oysaki sadece boyahanemizin mevcut alanı 3 bin metrekare. Çelik, prosesine baktığınız zaman kesiminden boyasına kadar çok detay gerektiren bir işlem. Biz sistemimizde iki kere kumlama yapıyoruz. Kumlama dediğimiz işlem proses kesimde ve kaynakta kaliteyi artırıyor. Kaynak sonrası hemen boyama öncesi kumlama yapıyoruz. Ancak yurtiçindeki firmaların yüzde 99’unda kumlama cihazı bile yok. Boya kalitesi kumlama olmadığı için çok düşük oluyor. Maalesef bunları yeterince denetleyen de yok” diye konuştu.


HER FİRMANIN HER İHALEYE GİRMESİ DOÐRU DEÐİL

Yapısal Çelik Derneği’nden bu anlamda beklentileri olduğunu söyleyen Gülermak Fabrika Müdürü Deniz Bakan, “Dernek firmaları kalifiye etse, kimin ne yapacağı belirlense, firmalar niteliklerine göre birinci, ikinci kategori diye sınıflara ayrılsa haklı bir rekabet ortamı oluşur. Onda birimiz kadar kapalı alanı olmayan firmalarla aynı rekabet ortamında aynı ihalelerde yer alıyoruz. Her önüne gelen firmanın her ihaleye girmesi doğru değil. Bir yeterlilik şartı olmalı. Yoksa ülkemizde kalite belgelerini edinmek kolay. Bir iki denetleme sonunda kalite belgesine sahip olabilirsiniz. Devlet otoritesi altında bağımsız bir kuruluş olmalı ki bu iş hakkaniyetli yapılsın” dedi.

Haberleri