Van'da yaşanan depremin ardından gözler Gölbaşı'ndaki yapılara çevrildi. Gölbaşı'nda yapılan binaların "Depreme dayanıklı olup olmadığı" tartışma konusu olurken bu soruya yanıt yıllardır Gölbaşı'nda müteahhitlik yapan Hürriyet Ergezer'den geldi.
Ünlü müteahhit Gölbaşı'nda yapılan binaların depreme uygun yapıldığına dikkat çekerek, Gölbaşı'nda böyle bir riskin bulunmadığını söyledi. İşte Gölbaşı'nın ünlü müteahhitlerinden Hürriyet Ergezer'in açıklamalarından bazı satırbaşları:
VAN'DA YAPILAR UYGUN İNŞAA EDİLMEMİŞ
Van ilimizde meydana gelen depremde yaşam kaybının fazla olması depremin yıkım etkisinden çok yapıların ilgili yönetmeliklere uygun olarak inşaa edilmediğinden kaynaklanmaktadır. Yapılan incelemede yıkılan binaların genellikle eski olduğu ve bu yapıların şehir merkezlerinde bulunanlarının zemin katlarında olmasından dolayı ve dükkan katlarında dış duvarlar hariç iç bölümlerinde rijitliği (sağlamlığı) arttıran duvar bulunmaması zemin katların diğer katlara göre dayanımının düşmesi neden olmuştur. Bundan dolayıdır ki yapılar giriş katları üzerine çökmüştür.
YIKIM ORANI ARTTI
Hasar gören ve yıkılan binaların büyük bir bölümünde nervürsüz (dişsiz, düz) demirlerin kullanıldığı gözlemlenmiş betonun demire tutunmasını sağlayan nervürün bulunmaması yıkıcılığı artırmıştır. Yapılarda dikey taşıyıcı ile yatay taşıyıcıların birleşim noktalarının etriye donatısı (sargı demiri) ile güçlendirilmesi o bölgelerde ertiye sıklaştırılması yapılması gerekmektedir. Ancak yıkılan binalarda bu sargı donatısının yönetmeliklere uygun olarak yapılmaması binaların depreme karşı dayanıklılığını azaltmıştır ve bu tür yapılar genellikle katları birbiri üzerine görmemesi bu tür binaların yıkım oranını arttırmıştır.
MADDİ ÇIKAR İLİŞKİLERİ ORTADAN KALDIRILMALI
Sonuç olarak, yıkılan ve ağır hasara uğrayan binaların ortak sorununun temelinde gerekli mühendislik hizmetlerinin alınmamış ve imalatlarında gerekli denetimlerinin yapılmamış olması bulunmaktadır. 01.01.2011 tarihinde Yapı Denetim Kuruluşlarının yurt genelinde olduğu gibi bu bölgede de zorunlu olarak denetimi üstlenmiş olmaları sorunun tamamıyla çözmek anlamına gelmemektedir. Zira yapı denetimi hakkındaki kanun ve ilgili yönetmelikte düzenlenen denetim işleri tam anlamıyla çözülememiştir. Çünkü ilgili mevzuatın temelini oluşturan kavramlardan biri olan ‘yapı sahibi’ tanımı özellikle ‘Yap-Sat-‘ diye tabir edilen yapılaşmalarda tamamıyla yanlıştır. Zira anlaşmanın başında yapı sahibi gözüken arsa sahibi kat ittifakının kurulması ile bu hakkının ortalama yarısını yapı müteahhidine devretmektedir. Arsa sahibi hiçbir masrafa karışmak istemediği için de yapı denetim kuruluşunu, yapı müteahhidi seçmekte dolayısıyla iş veren müteahhit olmaktadır. Denetim işinin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için yapı denetim kuruluşlarının müteahhitlerde olan maddi çıkar ilişkilerini ortadan kaldırması gerekmektedir.
İŞİNE HAKİM BİR İMAR SERVİSİ VAR
Gölbaşı’nda yapılan binalar yönetmeliğe uygun olarak yapıldığından, ayrıca konusuna son derece hakim bir Müdür ve İmar Personeline sahip olmasından dolayı ciddi bir problem taşımamaktadır.