Ankara’nın yumuşak karnı, siyasetin insanı insana kırdırmayan o nazik iklimiyle bilinir Gölbaşı. Burada düğün de birdir, cenaze de… Siyasetçiler sabah sahada birbirine sert cümleler kurar, akşam Mogan’ın kıyısında aynı masanın etrafında çay içer. Gölbaşı’nın siyasi kültürü müsamahayı, mahalle ahlakını ve "yarın yüz yüze bakacağız" düsturunu esas alır.
İşte tam da bu yüzden, CHP’nin Gölbaşı İlçe Başkanlığı koltuğuna oturan Bayram Duman’ın son dönemdeki çıkışları sadece Ankara kulislerinde değil, yerelde de hayli şaşkınlıkla karşılanıyor.
Butlan Kararı ve "Temiz Sayfa" Beklentisi
Hatırlanacağı üzere, parti içindeki hukuki ve tüzük tartışmalarının ardından bir butlan kararı süreci yaşandı. Bu idari ve hukuki türbülansın ardından Bayram Duman, CHP Gölbaşı İlçe Başkanlığı görevine atandı. Herkesin beklentisi şuydu: Örgütü toparlamak, kongre rüzgarlarının bıraktığı kırgınlıkları onarmak ve asıl hedef olan iktidara karşı ortak bir akıl üretmek...
Ancak atandığı günden bu yana Duman’ın mesaisinin büyük bir kısmını geçmiş döneme, özellikle de Nazım Sağlam dönemine ayırdığı görülüyor. !Sosyal medya hesaplarının teslim edilmediği iddiası...Üzerinde parti logosu bulunmayan yeleklerin basıldığı ve ortada olmadığı söylentileri...Ortada dolaşan kuruyemiş faturaları, irili ufaklı iddialar...)
Siyaset Kendi İçine Kapanarak Büyümez
Bayram Duman’ı tanıyanlar, onun iyi niyetli, sevilen ve dürüst bir insan olduğunda müttefiktir. Şahsi olarak kendisiyle ilgili olumsuz bir kanaat beslemek haksızlık olur. Lakin iyi niyet tek başına siyasi başarı getirmez; strateji ve yön tayini şarttır.
Bugün yapılan bu eleştiriler, dışarıdan bakan gözlere ne söyletiyor biliyor musunuz? “CHP kendi içinde 2'ye bölündü ve kavgalı, kendi geçmişini sorgulayan, iktidarla uğraşacak enerjiyi tükenmiş bir zihniyet var ortada”
Oysa siyasetin aritmetiği basittir: Muhalefet edecekseniz yönünüzü iktidara çevirirsiniz. Eğer geçmiş döneme ait, ellerinizde hukuki bir belgeye, somut bir kanıta dayanan gerçek bir usulsüzlük veya yolsuzluk iddiası varsa; bunun adresi sosyal medya kürsüleri veya ilçe binasındaki basın açıklamaları değildir. Yapılacak iş çok net ve basittir: Derhal adli makamlara, Cumhuriyet Savcılığı’na başvurulur.
Eğer bu iddialar somut bir hukuki zemine oturtulamıyor, sadece parti içi dedikodu formatında ısıtılıp ısıtılıp önümüze konuyorsa, bu durum "siyaset üretmek" değil, kendi ayağına kurşun sıkmaktır.
Yarın Yüz Yüze Bakacaksınız
Gölbaşı küçük bir yerdir. Burada kimin kiminle kahve içtiği, kimin kimin cenazesine katıldığı, kimin düğününde halaya durduğu unutulmaz. Siyaset geçicidir, komşuluk, hemşerilik ve insani ilişkiler kalıcıdır. Bugün kendi cenahını, geçmişte aynı bayrak altında siyaset yaptığı insanları hırpalamak, yarın sandıkta ya da ortak bir hedefte bir araya gelme mecburiyetini ortadan kaldırır.
Önümüzde kritik bir süreç var. Eğer Gölbaşı’nda bir başarı hikayesi yazılmak isteniyorsa, enerjiyi "logosuz yeleklerin" peşinden koşarak tüketmek yerine, Gölbaşı halkının ortak sorunlarına, ekonomiye, yerel dinamiklere ve en önemlisi iktidarın icraatlarına odaklanmak gerekir.
Sayın Duman’a kulislerden dostane bir tavsiye: Kaleminizi, dilinizi ve mesainizi kendi iç hesaplaşmalarınıza değil, asıl yapmanız gereken işe, yani iktidarla mücadeleye saklayın. Çünkü Gölbaşı’nın ne kısır çekişmelere ne de kendi içinde debelenen muhalefete tahammülü kalmıştır.