Gölbaşı’nın Kaderi Bu ‘Ortak Masada’!

Özcan Aydoğdu

 

Gölbaşı Belediyesi’nin 61. kuruluş yıl dönümüydü. Herkes rutin bir kutlama beklerken, kürsüye Gölbaşı Kaymakamı Erol Rüstemoğlu çıktı ve o ezber bozan çıkışını yaptı. Kaymakam Bey aslında bir konuşma yapmadı; Gölbaşı için bir "manifesto" açıkladı. Yıllardır halının altına süpürülen o gerçeği herkesin yüzüne nazikçe ama sarsıcı bir şekilde çarptı: "Gölbaşı merkezini bu sıkışıklıktan kurtarmamız lazım!"

Kaymakam Bey fitili ateşledi. Peki, bu çağrı karşılık bulacak mı? Gelin, Gölbaşı kulislerinde konuşulan o can yakıcı gerçeklere ve çözümün "kilit" isimlerine bakalım.

İncek Gelişiyor, Merkez Sadece Bakıyor

Eğri oturalım, doğru konuşalım. İncek, Hacılar, Tulumtaş bölgesi her geçen gün devasa yatırımlarla büyüyor. Ama bu muazzam ekonomik hareketlilikten Gölbaşı merkezindeki esnafa düşen pay ne? Koca bir sıfır. TOKİ’de oturan, villada yaşayan vatandaş merkeze inmiyor. 34 bin üniversite öğrencisi çarşıya uğramıyor. Neden? Çünkü trafik keşmekeş, çünkü otopark yok. Esnaf kan ağlarken, çarşı içindeki binalar trafik yüzünden değer kaybediyor. İnsanlar artık burada oturmak istemiyor.

Yakup Odabaşı Gayret Ediyor Ama Vites Büyütmeli

Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, bu sorunun farkında ve çözmek için aslında bir süredir gayret gösteriyor. Ankara Caddesi üzerindeki küçük dokunuşlarla trafiği bir nebze rahatlattı, niyetini ortaya koydu. Şimdi önünde çok daha kritik bir proje var: Üstü park olan heykel bölgesinin altını, yanlardan daraltarak 200 araçlık bir otopark yapmak. Ancak burada bir "bürokrasi duvarı" var. Üst kullanım hakkı Karayolları’nda olduğu için süreç tıkanıyor. Yakup Bey gayret ediyor ama bu düğümü tek başına çözmesi zor. Artık daha fazla gayret, daha fazla iş birliği şart. Başkan Odabaşı’nın, siyaseti bir kenara bırakıp bu meseleyi çözmek için iktidar kanadıyla ve ilgili tüm isimlerle omuz omuza vermesi gerekiyor. Gölbaşı halkı için o kapıları beraber aşındırmak artık bir lüks değil, mecburiyettir.

Bürokrasiyi aşmak için iktidar gücü ve ikili diyalog şart. AK Parti İlçe Başkanı Selim Akceylan’ın bu noktadaki etkisi yadsınamaz. İktidar partisi temsilcisi olarak engellerin aşılmasında kilit rol oynayabilir. Yine aynı şekilde, hemşehrimiz AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya gibi isimler bu toprakların içinden yetişmiş, sorunları bilen isimler. Bu isimler Gölbaşı için bir telefon mesafesinde. Siyaseti bir kenara bırakıp, bu gücü Gölbaşı’nın menfaati için kullanmanın tam zamanı.

Bu Bir Parti Meselesi Değil, Memleket Meselesi!

Hatırlayın; geçtiğimiz yerel seçim döneminde birçok belediye başkan adayı otopark sıkıntısını dile getirmiş, çözüm projeleri sunmuştu. Hatta BBP’den aday olan Gökhan Koçak, bu konuyu Gölbaşı’nın en büyük sorunu olarak gündeme taşımış ve somut çözüm önerileriyle seçmenin karşısına çıkmıştı. Yine Esnaf Odası Başkanı Fatih Taştan da göreve geldiğinden beri bu konuda inanılmaz istekli ve gayretli. Demek ki teşhis tek, dert ortak: Bu mesele bir parti meselesi değil, düpedüz bir memleket meselesidir.

Sonuç: Bir Masa, Bir Karar!

Kaymakam Bey yolu gösterdi. Şimdi yapılması gereken; konunun muhatabı olan ve bu sorunu kendisine dert edinen herkesin aynı masada buluşmasıdır. Kaymakam Rüstemoğlu devletimizi temsilcisi olarak liderlik etmeli, iktidar kanadı dahil yerel yönetim ve herkes destek vermeli. Hakan Han Özcan ve Mevlüt Karakaya gibi güçlü isimlerin de desteğiyle, Karayolları ile o bürokratik köprüyü kurun. Gölbaşılı artık ceza yemekten, trafikten bıktı.

Benden söylemesi; bu ateş sönmeden o masaya oturan kazanır, Gölbaşı kazanır.