Seçimin bileni SONAR seçim sonuçlarını değerlendirdi

Seçimlerde anket yarışını göğüsleyen SONAR'ın Başkanı Bayrakçı, seçim sonuçlarını değerlendirdi.

Vatan Gazetesi'nden Şule Türker'in haberine göre: Seçimin "anket galibi" SONAR'ın başkanı Bayrakçı 3 büyük şehirdeki seçim sonuçlarını 3 parti açısından analiz etti. Halkın AKP'nin verdiği hizmetleri başarılı bulduğunu söyleyen Bayrakçı'ya göre CHP oyunu artırabilmesi için önümüzdeki yerel seçime kadar yeni söylemini seçmen tabanına daha uygun hale getirmeli.

SEÇİMİN BİLENİ SONAR OLDU

12 Haziran seçimlerinde siyasi partiler yarışsa da, seçim öncesinde yaptıkları tahminlerle bir diğer "yarışan" anket şirketleri oldu. Seçim sonuçları belli olunca şirketler arasından "ipi göğüsleyen" de ortaya çıktı. SONAR, "AKP: Yüzde 50.9, CHP: Yüzde 25.78, MHP: Yüzde 12.45, Bağımsızlar: Yüzde 4.87" tahmini ile, kendi deyimleriyle "32 yıllık araştırma tarihinin rekorunu kırdı".

SONAR'ın Başkanı Hakan Bayrakçı, "Türkiye'nin bir çeşit göstergesi" dediği 3 büyük ildekiseçim sonuçlarını, Meclis'e giren 3 parti ve Bağımsızlar açısından Vatan için analiz etti. Bayrakçı'nın değerlendirmeleri özetle şöyle:

İSTANBUL

"CHP'DEKİ DEĞİŞİM FAZLA İLGİLENDİRMEDİ"

- İlk göze çarpan AKP'nin oy oranındaki artıştır. Üç seçim çevresinde de 2007 seçimine oranla 4-5 puana varan artışlar dikkat çekicidir. Bu artışın, medyadan en çok etkilenen seçmenin yaşadığı bir kent olan İstanbul'da olması da ayrı bir husustur. İstanbul seçmeni, yazılı ve sözlü basından öteden beri çok etkilenmiştir. AKP'nin oy oranı, hemen hemen Türkiye ortalamasınayakın. Bunu, sadece toplam seçmenin yüzde 18'inin İstanbul'da bulunması ile açıklamak, olası olmamalıdır. Türkiye'nin en azından son yıllarda sabitleşmeye başlayan siyasi eğiliminin bir örneği olarak düşünmek gerekir.

- Her 2 İstanbullu'dan 1'inin AKP'ye oy vermesinin nedenlerini, ciddi araştırmalarla saptamak gerekir. Ancak Türkiye genelinde olduğu gibi, "Recep Tayyip Erdoğan", "yapılan hizmetler" ve "endişelerin azalması" gibi üç önemli faktörün, bu sonucun ortaya çıkmasında etkili olduğu söylenebilir. Ancak bununla beraber, özelikle lider tipolojisi olarak Erdoğan'a güçlü bir rakip ortaya konulamaması, meselenin birinci önemi haiz asıl noktasıdır.

- CHP'nin İstanbul oylarında artış da yok, kayıp da. 2007 ile 2009 seçimlerini ortalama aldığımızda, hemen hemen aynı seçmenin, aynı insanların CHP'ye oy verdiklerini görüyoruz. Partideki değişim, İstanbullu seçmeni fazla ilgilendirmemiş. Bazıları, "bir kısım yeni oy kazanırken, bir kısım eski oyu kaybettiğini" söylüyor CHP'nin. Ancak sonuç değişmiyor. Oylar aynı, yüzde 30 civarında.

- MHP, Ankara ve İzmir'de olduğu gibi İstanbul'da da oylarını kemikleştirdi. Küçük bir farkla. Daha önce CHP'nin yüksek olduğu ilçelerde oy arttırırken, AKP'nin güçlü olduğu ilçelerde de az da olsa kaybetti.

İZMİR

İLGİNÇ "İLK"LERDEN BİRİ YAŞANDI

- İzmir'de AKP 2007 ve 2009 yıllarındaki seçimlerde hemen hemen aynı oranda oy almıştı. Oysa bu seçim yaklaşık yüzde 7'lik bir oy artışı sağladı. 2 yerel ve 2 genel seçim (2002-2004-2007-2009) sonrası yapılan beşinci seçimde oy arttırmak, demokrasi tarihimizdeki ilginç "ilk"lerden biri oldu. AKP'nin bu başarısını, yurt genelindeki hizmetleri ve projeleri ile izah etmek mümkün olduğu kadar, öte yandan "yaşam tarzı endişesi" nedeniyle oy kullanan İzmirliler'in bir kısmının, bu kaygılarının sona erişinden kaynaklandığını da düşünmek olasıdır. Başbakan Erdoğan'ın giderek artan popülaritesinin de bu sonucun alınmasında etkili olduğunu dikkatlerden kaçırmamak gerekir.

- AKP, İzmir'de oy oranını arttırırken, CHP de 2007 genel seçimlerine oranla oylarını arttırdı. Ancak 2007'de, 2011 seçiminde olmayan ve İzmir'de etkili olan Genç Parti ve Demokrat Parti faktörleri söz konusuydu.

Burada bir hususa dikkat etmek gerekir. 2002 seçimlerinden beri, farklı nedenlerle CHP'ye yönelen İzmir, son yıllarda sıkça söylendiğinin aksine, önceki seçimlerde "sosyal demokratların kalesi" değildi. Ecevit'in en kuvvetli seçimi olan 1977'de bile burada CHP ve AP birbirlerine yakın oranda oy almışlardı. Daha sonraki yıllarda da (80'ler, 90'lar) İzmir'de çoğunlukla merkez sağ partiler kazanmışlardı.

- Bir diğer bakışla, İzmir'de 3 partinin (AKP-CHP-MHP), son 5 seçimdir oylarının konsolide olmaya başladığı söylenebilir. Zira ufak artış ve azalışlarla hemen hemen aynı paylarla oy alıyorlar. Nüanslarda ise AKP'nin 7 puanlık artışı dikkat çekici.

- MHP oyları, 10 senedir stabilize olmuş gibi. Yüzde 10 civarında bir orana ulaşıyor son 5 seçimdir. CHP'deki değişim gibi MHP'de bir değişim yaşanması bu oyları nasıl etkiler, bilinmez.

- Tüm bu tespitlerin yanı sıra, seçmenin, yurt genelinde olduğu gibi, ideoloji ve proje faktörerinin yanı sıra lider faktörüne de baktığı, dikkatten kaçmamalı.

ANKARA

SOSYAL DEMOKRATLARIN ASIL KALESİ ÇANKAYA

- "Yeni CHP" söyleminin -az da olsa- oya tahvil olduğu illerden birisi Ankara oldu. Gerçi bunda, Kemal Kılıçdaroğlu'nun yarattığı sempati mi, yoksa "yeni CHP" imajı mı etkili oldu tam olarak bilinemez. Daha doğrusu bu tür tespitler için ciddi kamuoyu araştırmaları yapmak gerekir.

- Ankara'da, 2009 yerel seçimlerindeki oy kaybını dikkate almazsak, AKP'nin oylarını koruduğunu görüyoruz. 1,5 puanlık bir artışla birlikte kentin her iki seçim çevresinde de AKP 2011 seçimlerinde, 2007'de aldığı oy oranının hemen hemen aynısına ulaştı.

- MHP'nin oylarının stabilize olduğu kentlerden birisi de Ankara. Son seçimlerde -2009 hariç- hemen hemen aynı oranda - yüzde 14 civarında- oy alıyor.

- Ankara'da, iki seçim çevresi var. Bu bölgeler farklı eğilimler ortaya koyuyorlar. AKP'nin oylarında, 9 puanlık fark var bu seçim çevrelerinde. Görünen o ki, AKP'nin yurt genelindeki başarısının yansıdığı illerden birisi de Ankara. Tıpkı diğer kentlerde olduğu gibi, burada da, "Erdoğan" faktörü ve "yapılan hizmetlerin" algısının etkili olduğu görülüyor.

- Ankara'da, iki seçim çevresi arasındaki farkı, büyük ölçüde Çankaya ilçesi sağlıyor. Bu ilçede CHP öteden beri kuvvetli. İzmir'in yanlış algısından farklı olarak, "Sosyal demokratların kalesi" denilebilecek bir ilçe.

Kentin 2002'den beri kemikleşmeye başlamış olan oy dağılımlarını neyin değiştirebileceğini saptamak, yine kapsamlı bir araştırmaya muhtaç. Bununla beraber, Recep Tayyip Erdoğan, AKP'nin lideri olduğu sürece, bu algının süreceğini düşünmek yanlış da olmaz (Ekonomik krizler ve olası bir fors majör hariç).

SEÇİM SONUÇLARI NE SÖYLEDİ?

Üç büyük il, Türkiye'nin bir çeşit göstergesi. Bazı net saptamalar yapmak gerekirse:

- AKP'nin verdiği hizmetler başarılı bulunmuştur. En azından algı budur.

- Erdoğan, lider olarak beğeniliyor. AKP'nin oy kaybetmesi için, onun liderliği bırakması en önemli olgu olur. (Özal ve Demirel süreci)

- CHP'nin yeni söylemini, yerel seçimlere giden yolda, seçmen tabanına daha uygun hale getirmesi gereklidir.

- CHP'nin, "ne desek doğrudur" yaklaşımdan vazgeçmesi, ortak akla dikkat etmesi gerekir.

- CHP artık örgütünü ihmal etmemelidir. Basına güvenmek ve desteğini almanın getirisi, 2-3 puanla sınırlıdır. Bu, parti tabanıyla birleştiğinde güç oluşturur.

- MHP oylarını kemikleştirdiğine güvenmemelidir. Süreç, her türlü radikal değişimlere gebe olabilir.

- CHP ve MHP, artık AKP'yi eleştirmenin yanı sıra somut, gerçekçi ve efektif projelerle seçmene hitap etmelidir. Buna makro projeler dahil...

- Yargı ve buna paralel yeni Anayasa süreci, ülkenin geleceğinin huzur atmosferini ve esenliğini sağlayacak nitelikte olmalıdır ve kesinlikle uzlaşma ile sonlandırılmalıdır. Ve bütün plan yapıcılar, güç kendilerinde olduğuna göre değil, ortak akla dikkat ederek bunu yapmalıdırlar. 

Gündem Haberleri

Hem devleti hem cemaati idare edenler var