1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. AKP İran hamlesiyle büyük risk aldı
AKP İran hamlesiyle büyük risk aldı

AKP İran hamlesiyle büyük risk aldı

Cumhuriyet - Washingtonda Alman Marshall Fonunda (GMF) İran ile ilgili bir ay boyunca araştırma yapan Ülgen, izlenimlerini Cumhuriyete değerlendirdi.

A+A-

- AKP hükümetinin İran ile uranyum takası anlaşmasını ve buna ABDnin yaptırım paketiyle yanıt vermesini nasıl yorumluyorsunuz?

Sinan Ülgen - Brezilya ve Türkiyenin girişimiyle sağlanan bu anlaşma zemini önemli ama yeterli değil. İran, Ekim 2009 sonuna kadar kabul etmesi istenen bir paketi kabul etti. Ama o zamandan bu yana uranyum zenginleştirmeye devam etti. Teklifin yapıldığı konjonktür bugün artık yok. İranın bu gecikmeli yanıtını sorunun çözümü olarak görmemek lazım. İran, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı kurallarının gerektirdiği şeffaflığı sağlamadıkça sorun devam edecek. Varılan anlaşmaya başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerin tepkisi de bu nedenle olumlu olmadı. Zaten hemen ardından yaptırımlar konusunda BMGK üyeleri arasında bir anlaşma zemini oluştuğuna dair yapılan açıklama da bunu gösteriyor. Hükümet bu anlaşmanın oluşmasında oynadığı kritik rol nedeniyle büyük bir risk aldı. İrana güvendiğini gösterdi. Bunu Türkiyenin geleneksel müttefiklerinden gelen eleştirilere rağmen yaptı. Eğer İran bundan sonra adım atmazsa Türkiyenin çıkarları ve Batılı ortakları ile ilişkileri bundan büyük zarar görecek. Türkiye en önemli konularda bile ittifak içinde olduğu blok ile birlikte hareket etmeyen güvenilmez bir ortak olarak görülecek.

- Washingtonda AKPnin ülkeyi götürmek istediği yön ve dış politikası sıkça sorulan bir soru. Burada bu konuda ne gibi mesajlar verdiniz?

- AKP iktidarının cumhuriyetten bu yana işbaşına gelmiş iktidarlardan farklı bir dış politika yönelimi olduğuna dikkat çektim. Türkiyede sağ ya da sol partiler istisnasız olarak Batı ittifakı ile birlikte hareket eden ve Batı içinde hak ettiği yeri alan bir Türkiye vizyonunu paylaşıyordu. AKPnin dış politika vizyonu ise Türkiyeyi Batı ile olabildiği kadar iyi ilişkiler içinde ama Batıdan farklı düşünebilen ve Batı ittifakı içerisinde yer almayan, kendi bölgesinde ağırlıklı bir bölgesel güç yapmak.

- Burada Türkiyenin bölgesel güç olma hedefi sorun olarak görülmüyor.

- Mesele Türkiyenin bölgesel güç olması ya da olmaması değil. Mesele bunun hangi ittifak sistemi içinde gerçekleştiği. Dış politika konusunda AKP ile diğer partileri ve özellikle DPyi ayıran temel husus Türkiyenin AB üyeliği süreci ilerlerken dış politika vizyonunun batı ittifakı içerisinde yer alacak şekilde çizilmiş olması. AKP Türkiyenin Batı ile ilişkilerine zarar gelse bile Türkiyenin bölgesel güç olması arayışında. Bu politikanın yansımalarını özellikle İran ve kısmen de İsrail ve Hamas konusunda açıkça görüyoruz.

- AKP hangi ülkeyi model olarak görüyor olabilir?

- Benim kanım bu iktidarın kendisine Rusyamodel olarak benimsemiş olduğu yönünde. Üstelik Türkiyede yeni bir başkanlık sistemi tartışması da var. Bu hükümet Rusyada Putinin toplamış olduğu siyasi güce bir anlamda imrenerek bakıyor.

- Washingtonda Ergenekon soruşturmasıyla ilgili nasıl bir hava sezdiniz?

- Başta bu davayı Türkiyenin demokratikleşmesi, askeri yapı ve bunun uzantıları itibarıyla demokrasi karşıtı birtakım hareketleri bünyesinde barındıran bir yapının ortadan kaldırılması şeklinde algılayan çevrelerin, şu anda Ergenekon sürecinin ne amaca hizmet ettiği konusunda tam bir kafa karışıklığı yaşadığını gördüm. Washington bu süreçte neyin gerçekten yasaya aykırı ya da neyin siyasi muhalefet odaklarını ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu ayırt etmekte güçlük çekiyor.

- ABD yönetimi içinde kaygı uyandıran başka bir konu da Türkiyede basın özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar. Bu konu gündeme geldi mi?

- Basın özgürlüğü burada Türkiyeyi izleyen kişilerin gündeminde olan bir konu. Hükümetin medyaya yönelik tutumu, ülkedeki sistemin gittikçe daha az demokratik, daha az özgürlükçü ve daha fazla gücü tekelinde toplamaya çalışan bir sistem olarak görülmesinin ana unsurlarından birini teşkil ediyor. Özellikle Doğan Grubuna karşı yürütülen kampanya ve arkasından gelen vergi cezası gibi konular, burada iktidar partisinin demokrasiye bakış açısının ne olduğu konusunda kuşku yaratmış.

Bu haber toplam 3900 defa okunmuştur
Etiketler : , ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.